‘Millet ile devlet arasındaki iletişim köprüsü’ olarak düşündüğümüz, vatandaşın talep, ihbar , şikâyet ve bilgi edinmek istediği konuları doğrudan Cumhurbaşkanlığı‘na iletebilmesi amacıyla kurulan bir web servisi var adı: CİMER  

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER)  kurulmasındaki amaç; vatandaşlarımızın demokratik katılım yolu ile idare üzerinde kamuoyu denetimini sağlamasına olanak tanımaktır.

Gelişen bilgi iletişim teknolojileri sayesinde; etrafınızda arzuhalci aramadan, kağıt kalem kullanmadan, “dilekçem kayboldu, dilekçemin durumu ne oldu” gibi sorunlar ile uğraşmadan, CİMER kanalı ile devletin tüm kurumlarından yasal olan tüm taleplerinizi ve bilgi edinme hakkınızı kullanabiliyorsunuz!

En kısa sürede sorulara cevap vermek ve demokrasinin gereğini yerine getirmek için teknolojinin en son olanaklarını bundan tam 14 yıl önce, 20 Kasım 2006 tarihinde faaliyete geçiren Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederim.

Ama her şey bununla bitmiyor!

İsminin içinde Cumhurbaşkanlığı gibi büyük bir makamın geçtiği, cumhurbaşkanımızın yakın takibinde olan bu sistemi baltalayan, hiçbir şey ifade etmediğini düşünen ve “biz bildiğimizi okuruz” diyen belediyeler var. 

Mesleğim ve eğitimim gereği ara sıra bulunduğum ilçedeki yerel yönetimden yasal prosedürlere uygun olarak bilgi ve belge talep ederim, ama kesinlikle vermezler; soru sorarım zamanında cevap vermezler.

Açıkçası demokrasinin teknoloji tarafını işletmezler. 

Size bir örnek vererek anlatmak isterim…

Bundan İki ay önce, 16 Kasım 2019 tarihinde, belediyenin çok kolay ulaşabileceği, çok basit 2 cümle ile cevaplayabileceği bir soru sordum. 

Normalde cevap verme yasal süresi; 3071 Sayılı Dilekçe Hakkı Kanunu’na göre 30 gün.

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na göre ise 15 iş günüdür. 

Yani benim takriben 31 Kasım 2019 tarihinde bilgi edinme talebime yasal olarak cevap almam gerekiyordu.

Bana 31 Aralık 2019 tarihinde cevap verildi; verilen cevapta talep ettiğim bilgi cevabı değildi.

Yasal olarak 15 gün içinde verilmesi gereken cevap 30 günden fazla gecikme ile ve alakasız bir şekilde verildi.

45 gün sonra cevap aldım.

Bırakın bilgi edinme kanununa göre olan süreyi dilekçe hakkı kanunu süresini bile geçmiş …

Sonra düşündüm ki; olabilir! İyi niyetliyim çünkü.

Tekrar aynı konu için önceki CİMER talebimin numarasını referans göstererek tekrar talep ettim.

İstediğim bilgi şuydu: Nisan 2019 ve Ekim 2019 tarihleri arasında olan bilgileri içerir çok basit bir konu. (Detaya girmiyorum)

Şöyle yazdım: Tarafıma verilen cevabın yanlışlıkla verildiğini düşünmekle birlikte ; xxxxxxxx başvuru numarası ile ilgili talebime yasal süresi içinde ve doğru bilgi verilmesini rica ederim.

Bu sefer ilgili belediyenin tarafıma verdiği cevap zamanında olmasına rağmen, alakasız bir cevaptı.

İstediğim bilginin cevabını 2020 YILI NİSAN ayında yapılacak bir toplantıdan sonra yani belirsiz bir tarihte alacağımı yazmışlar. 

“Yani bekle kardeşim zor alırsın bu bilgiyi” demedikleri kalmış. 

Yahu arkadaş…

Yapmayın etmeyin!

Vatandaşlarımızın demokratik katılım yolu ile idare üzerinde kamuoyu denetimi sağlamasını engellemeyin!

Ne demişti 29 Mart 2019 tarihinde CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; “Belediye başkanı yaptığı her harcamanın hesabını verecek” 

Bu şekilde davranan belediye başkanları;  hem isminin İçinde geçen Cumhurbaşkanlığı Makamını görmezden geliyor; hem de üyesi olduğu partinin liderine karşı gelmiş oluyor, genel başkanın talimatını yok sayıyor!