Erdemli bir arkadaşa sahipseniz…

GERÇEK ARKADAŞLAR BİRBİRLERİ İÇİN EN İYİSİNİ DİLERLER

İkinci bir üniversite diploması almaya karar verdiğimde ilk aklıma gelen sosyoloji bölümü olmuştu, işletme bölümü ile sosyoloji birbiri ile gerçekten uyumlu olurdu diye düşündüm.

2014 yılında kaydımı İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne büyük bir hevesle yaptım ancak sınavlara gidiş-geliş 4 yıl boyunca benim için zor olmaya başladı.

Dersler de gerçekten çok ağırdı, dünyanın toz ve gaz bulutu halindeyken başlayan bir felsefe ile karşı karşıya kaldım.

2’inci sene havlu atmıştım hem çalışma hayatı hem hayat mücadelesi bir de felsefe ve sosyolojinin ana konusu olan felsefecilerin, düşünürlerin yorumlarını yorumlamak başlı başına bir zaman gerektiriyordu. Bu sebeple kaydımı bir süreliğine dondurdum. Hala bir öğrenciyim, öğrenmenin yaşı yoktur. 

Aristoles’in Arkadaşlık ile ilgili iddiası ilgimi çekmişti, etik olmak ve politika hakkındaki görüşleri temel kavramlar olarak günümüzde hala değerini korumaktadır. ABD anayasasıdüzenlenirken Aristoles’in fikirlerinden ilham alındığını biliyoruz.

Antik Yunan filozof Aristoteles‘in MÖ 384 yıllarında incelediği arkadaşlık konusu o dönemde de araştırmaya değer bir konu olmuş ki aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüzde hala bu kavram ile ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor.

Kişiler her ne kadar her şeye sahip olsalar da arkadaşsız yaşamayı sevmezler. 

Bazen insanlar, arkadaş olarak gördükleri insanlar ile memnun olmasa da kendilerine eşlik edecek bir insana ihtiyaç duyduklarından arkadaşlıklarını bozmazlar. Bu durumu hepimiz yaşamışızdır.

Sosyal medya arkadaşlığı bambaşka bir boyut almış, birbirini hayatı boyunca görmemiş ve görmesi imkan dışı olan insanlar ile arkadaşlık kurma imkanı tanımıştır. 

Örneğin Facebook’ta neredeyse 5000’lere varan arkadaş sayıları olan insanları görürüz, bu arkadaşlıkların nasıl oluştuğu ne ara oluştuğu hatta ve hatta yolda görse tanıyıp tanıyamayacağı tartışılır bir hal aldığı bir dönemde arkadaş kavramının hangi boyutlarda olduğunu tahmin edebiliriz.

Aradan yüzyıllar geçse de Aristoles‘in arkadaşlık kavramını 3 temel konuya ayırması ve günümüz koşullarındaki arkadaşlık konusu ile ilintili olması şaşırtıcı değil:

-Zevk için arkadaşlık 
-Fayda için arkadaşlık 
-Erdem için arkadaşlık

Zevk ve Fayda için arkadaşlık kurmanın bireylerin belirli bir dönem hoş vakit geçirmesini sağlasa da bu arkadaşlıkların tesadüfi ve geçici olduğunu söyleyebiliriz.  

Yani fayda ve zevk vermediği anda kolayca bozulabilir ve sonuçları kötü de olabilir. 

Aristoles arkadaşlığı şu şekilde tanımlamış “iyi bir hayatın sırrı ve sahip olunan en değerli şey”’dir.

Bizim en çok istediğimiz ancak zorlandığımız ERDEM için arkadaşlık kavramı; İçinde tüm değerleri barından; Doğruluk, dürüstlük, bilgi sahibi olmak, güvenilir olmak, kararlılık, cesaret gibi iyi davranış kalıplarına uyan arkadaşlıktır.

Erdemli olan bireylerin gerçek arkadaşlıkları varken, sahtekar kişiler arkadaşlık kuramaz. 

Bu sebeple, bu tip arkadaşlıklar çok daha sağlamdır. 

Sonuç olarak: Erdemli bir arkadaşa sahipseniz, dünyanın geri kalanına ihtiyacınız yoktur.